Murat Kurum, BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Paylaştı

Murat Kurum, BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve vizyonunu anlattı, iklim krizine çözüm önerileri sundu.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 100’den fazla ülkenin temsilcilerine Türkiye’nin COP31 ev sahipliği konusunu aktardı. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘daha adil bir dünya’ vurgusuna da yer verdi.

ABD’de düzenlenen ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ etkinlikleri kapsamında, BM Genel Kurulu Daimi Temsilcileri’ne Türkiye’nin COP31 süreci hakkında bilgi veren Bakan Kurum, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’ın video mesajını da katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe, BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı Selwin Hart, BM Kalkınma Programı (UNDP), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve diğer 15 BM kuruluşunun üst düzey temsilcileri ile önceki COP başkanlıklarının temsilcileri katıldı.

Bakan Kurum, Ortadoğu’daki gerginlikler, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji krizi ve devam eden Ukrayna-Rusya çatışmalarına dikkat çekerek, iklim krizinin küresel etkilerinin arttığını belirtti. “Küresel çapta kuraklık, su stresi ve aşırı hava olayları artmakta; iklim krizinin olumsuz etkileri siyasi, ekonomik ve kültürel dönüşümleri tetiklemektedir. Türkiye, bu zorlu tabloya karşı barış ve huzuru sağlamak için yapıcı bir diplomasi ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği gibi, kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla daha adil bir dünya düzenine ulaşmalıyız” dedi.

Bakan Kurum, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, insanlığın geleceği açısından da kritik bir mesele olduğunu vurgulayarak, kuraklığın yıllık maliyetinin 300 milyar doları aştığını ifade etti. Dünya nüfusunun yarısının yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını ve 2035 yılına kadar elektrik talebinin yüzde 40 ile 50 arasında artmasının beklendiğini söyledi. Ayrıca, küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, mevcut finansmanın ise yalnızca 1,9 trilyon dolara ulaşabildiğini belirtti.

Bakan Kurum, iklim krizinin etkilerinin geri döndürülemez şekilde derinleşmeden harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin COP31 vizyonunu şu şekilde açıkladı: “COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin dile getirildiği bir platform olarak görmüyoruz. Biz COP31’i küresel bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz ve sürece güçlü bir tecrübe ve net bir vizyonla hazırlanıyoruz. Çok taraflı sistemde güveni yeniden tesis etmeliyiz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında samimi iş birliğini güçlendirmeliyiz. COP31 Başkanlığı olarak, finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme gibi başlıkları COP31’in merkezine koyacağız. Çünkü finansman yoksa dönüşüm olmaz, teknoloji yoksa hızlanma olmaz, kapasite yoksa sürdürülebilirlik olmaz.”

Bakan Kurum, COP31 gündeminin somut ve ölçülebilir adımlar olacağını belirterek, atık yönetimi alanında emisyonları azaltmayı ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Sıfır Atık Hareketi’ni ve kazanımlarımızı tüm dünyayla paylaşacağız. Temiz enerjiye erişimi olmayan 730 milyon insan için çözüm üretmeye katkı sağlayacağız. Sanayi sektörünü Net Sıfır Hedefleriyle uyumlu hale getireceğiz. Su, tarım ve gıda güvenliği alanlarında uyum politikalarını güçlendireceğiz. Biyolojik çeşitliliği koruyan ve karbon yutak alanlarını artıran adımlar atacağız. Gençlerimizi iklim kriziyle mücadelenin merkezine koyacağız” dedi.

Kurum, deprem bölgesinde iklime dirençli şehirler kurma kararlılığını da vurgulayarak, “2023 yılında yaşadığımız büyük deprem sonrası, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 iklim dirençli şehri ayağa kaldırdık ve 500 bin konutu depremzedelere teslim ettik. Bu bakış açısıyla iklim dirençli şehirlerimizi yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu.

Bakan Kurum, Türkiye’nin Antalya’daki COP31 hazırlıkları hakkında da bilgi vererek, “Liderler seviyesinde Antalya Deklarasyonu’nun hazırlığı içerisindeyiz. Ülkelerin görüşlerini alarak COP31’de nihai hale getirmek istiyoruz. 11-12 Kasım tarihlerinde yapılacak liderler zirvesiyle COP31’i geleceğe taşımak için yüksek bir irade gösteriyoruz” dedi.

Konuşmasının sonunda, iklim kriziyle mücadele kapsamında dünyaya iş birliği çağrısında bulunan Bakan Kurum, “Bu çağrı, küresel bir öze dönüş çağrısıdır. Tüm insanlık olarak, doğuştan gelen fıtratımıza geri dönmeliyiz. İklim krizine karşı niyetlerimizi, yüreklerimizi ve ellerimizi birleştirmeliyiz. COP31 Başkanlığı olarak, biz tercihimizi yaptık: Tüm insanlık için harekete geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

Toplantıda BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı Selwin Hart, Türkiye’nin COP31 Başkanlık sürecini övgüyle değerlendirerek, “Türkiye çok muazzam bir liderlik sergiliyor. Küresel iklim krizine gösterdikleri liderlik inanılmaz” dedi. Brezilya ve Fransa gibi ülkelerin temsilcileri de Türkiye’ye desteklerini iletti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu