TBMM’de Van Gölü ve Mersin Körfezi’nde Çevre Sorunları Tartışıldı
TBMM’de Van Gölü ve Mersin Körfezi’ndeki çevre kirliliği sorunları ele alındı, milletvekilleri somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Haber: Ogün Akkaya
(TBMM) – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, çevre sorunlarını gündemine alarak önemli bir tartışmaya ev sahipliği yaptı. DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Gölü’nün iklim değişikliği, baraj inşaatları ve enerji santralleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Sayyiğit, “Bu muhteşem maviliği gelecek nesillere aktarmalıyız” şeklinde bir çağrıda bulundu. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ise Mersin Körfezi’ndeki plastik ve mikroplastik kirliliğine dikkat çekerek, “Artık izleme dönemini geride bırakıp somut adımlar atmalıyız” dedi.
Toplantı, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında gerçekleştirildi. Gündem dışı söz alan Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Gölü’nün karşılaştığı tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında detaylı bilgiler sundu.
Van Gölü’nün Önemi
Van Gölü’nün eşsiz güzellikte bir doğal varlık olduğunu vurgulayan Sayyiğit, ünlü yazar Yaşar Kemal’in bu gölü “deli eden bir mavilik” olarak tanımladığını hatırlattı. Sayyiğit, “Bu mavi solup gitmemeli, milyonlarca insanın ve canlının temiz çevre hakkı ihlal edilmemeli” diyerek, iklim krizinin yerel ve küresel ölçekteki etkilerine dikkat çekti. Yanlış politikaların göller, akarsular ve ormanlar üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Sayyiğit, “Van Gölü bizim nefesimizdir; bu nedenle göl ve çevresini koruma kanunu kabul edilmelidir” dedi.
Van Gölü’nün Türkiye’nin en büyük sodalı gölü olduğunu ve birçok endemik türü barındırdığını ifade eden Sayyiğit, gölün su seviyesinin ciddi şekilde düştüğünü ve bu durumun devam etmesi halinde kalıcı hale geleceği uyarısında bulundu. Gölü besleyen su kaynaklarının hidroelektrik santralleri ve barajlarla kesildiğini belirten Sayyiğit, bu durumu önlemek için acil tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.
Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı’nın geçici bir çözüm sunduğunu belirten Sayyiğit, bu planın halkı kandırmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade etti. Ayrıca, kamu kurumlarına ait binaların yarattığı kirliliğin önlenmesi ve kaçak otel inşaatlarının durdurulması çağrısında bulundu. Sayyiğit, “Başka bir Van Gölü yok; bu göl sadece Vanlıların değil, tüm Türkiye halklarının mirasıdır. Bu muhteşem maviliği gelecek nesillere aktarmalıyız” dedi.
Mersin Körfezi’nde Kirlilik Sorunu
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’in 321 kilometrelik sahilinin Akdeniz’in önemli bölgelerinden biri olduğunu belirterek, Mersin Körfezi’nin ciddi bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kış, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesinde deniz suyundaki bozulma ve kirlilik kaynaklarını gündeme getirdi.
Bakanlığın kendisine “İzliyoruz, denetliyoruz” yanıtını verdiğini belirten Kış, bir yıl geçmesine rağmen Mersin sahillerinde hala plastik atıkların bulunduğunu ve mikroplastiklerin denize yayıldığını ifade etti. Kış, “Bir yıldır neyi izliyorsunuz? Denetliyorsanız bu kirlilik nasıl bu noktaya geldi? Önlem aldıysanız sonucu nerede?” diyerek tepki gösterdi.
Kış, Türkiye’nin Avrupa’nın başlıca plastik atık varış noktalarından biri haline geldiğini ve plastik atık ithalatının 2018’de 437 bin tonken 2024’te 1 milyon 290 bin tona yükseleceğini belirtti. Mersin ve Adana’nın bu atıkların işlendiği önemli merkezler olduğunu ifade eden Kış, mikroplastik yoğunluğunun geri dönüşüm tesislerinin altındaki sulama kanallarında 132 kat arttığını söyledi.
Kış, plastik kirliliğinin drenaj kanallarına ve tarımsal sulama sistemlerine karışarak Akdeniz’e ulaştığını belirterek, “O plastiğin denize ulaşmasını engellemek, Çevre Bakanlığı’nın asli görevidir” dedi. Ayrıca, geri dönüşüm tesislerinin denetlenmesi ve mevzuatı ihlal edenlere yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı. Kış, Mersin Körfezi için somut önlemler alınmasını ve bu konuda kamuoyuna bilgi verilmesini talep etti.
Kış, plastik atık ithalatının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Türkiye’nin denizlerini, toprağını ve suyunu feda edemezsiniz. Artık izlemeyi bırakıp somut adımlar atmalısınız” şeklinde konuştu.




